PASTA CİLA SAVAŞLARI

 

Detail Box tüm detay severlere açılan bir kapı, detay dostu hatta dost meclisi olması sebebiyle var oldu, iyi ki de oldu. Burası geçen zaman içinde tahmin edilemeyecek farklı insanlar, hiç ummayacağınız dostluklar, gündemin kendisi ve de detayın tam adresi oldu.

 

İmajı yerlerde olan '' Oto Kuaför '' diye kalıplaşmış bir işin adını emekçi, doğru iş yapan dostlarımız için '' Detailing '' e döndürme mücadelesini sürdürmemiz 2 yılın sonunda işe yaradı ve bazı algılar değişti. Bugün Türkiye Detailing adında bir sektörü tanımaya başladı ve buna öncülük etmenin haklı gururunu yaşamalıyız. Evet okuyan dostum, Detail Box'ta isen bilki senin de emeğin var, teşekkürler!

 

Detailing özgür ve özgün bir alan. Hayata bakış gibi, felsefe gibi. Kesinlikle kendine has keskin bir dili var çünkü tamamen gerçeklerin var olduğu, eleştiriye açık yapısı var. Bu yazı ve arkasından gelecek yazılarda buna uygun , yer yer eleştirel ancak her daim destek fikirleri barındıracak türde olacaklar. Bu anlamda da sektörde yeniden bir ilki gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşamaktayım.

  

Yazıya kocaman attığım başlık sektörün alt yapısını oluşturan mesele, bir hayli büyük bir hadise. Bahsi her geçtiğinde, özellikle konuya uzak arkadaşlara verdiğim örnek hep inşaat sektöründen herkesin anlayabileceği şekilde binanın temelini atmaktır pasta hadisesi. Pek çok sektörden benzer örneklerde verilebilir ama inşaatta kalacak olursak iyi atılan temel ile üzerine eklenen süslü, şatafatlı malzemelerin anlamı var. Pastanın da boya koruma işlemlerindeki vasfı budur. İşin bir de zemin etüdü boyutu var ki orası derya deniz. Keyif aldığınızı bilirsem her birini teker teker dökeceğim önünüze, emrinize amade.

  

Çok yönlü ve çok markalı çalışmanın en güzel yanı, neredeyse herşeyi önden bilebiliyor, test edebiliyor, takdim edebiliyor olmaktan geçiyor. İlk numuneler, ilk testler ve ilk tepkiler. Geçen 3 yılda ismini bile duymadığınız onlarca ürün ile haşır neşir olduk. Nihayetinde , her yeni üründe aklıma kazınan bir cümle ''  Pasta Cila Savaşları ''. 

 

Bu savaş başlayalı kısa bir zaman geçti. Marka yoğunluğuna bakarsanız, hep bir adım öne çıkmak için büyük bir mücadele var ancak bizim sektör adeta moda gibi. Her mevsimin bambaşka bir rengi ve stili var. Geçtiğimiz yıllarda başka markaların amiral gemileri sulara hakimiyet kurmak için savaşıyordu, bu yıl başka ve eminim önümüzdeki yıl bambaşka isimleri de duyacağız. Bu anlamda ticari fırsat kovalayan dostlarımız da var, emek sarf eden veya ürün açığını görüp tedariğe uğraşanlar mevcut fakat mutlak olan gerçek Türkiye artık ürün kalabalığı, ürün kirliliği ve dolayısıyla sektörel kirliliğe doğru gidiyor, tıpkı kocaman bilgi kirliliği olduğu gibi...

 

Bir atlanan ve unutulan hadise ise bir pastanın başarısını belirleyen faktörlerin olduğu. Hiç kimse pastayı kullandığın pedden, makinadan veya aparattan bahsetmiyor. Halbuki bu tamamen bir takım oyunu. Tıpkı bir krampon ve futbol topu gibi. Basketbol ayakkabısıyla futbol topuna ne kadar hakim olabilirdiniz?

 

Pasta Cila Savaşları başladı ve bu savaşın sonucu normal şartlarda kimseye faydalı olmayacak.

 

Görkem SÜNNELİ

 

 

Devamı çok yakında..